Sevgili Kendim,
Yalnız değilsin ve yalnızlığı sevmiyorsun. Sen, yalnızca kuru kalabalıkların insanı değilsin. Çevrende kuru kalabalıkların yarattığı gürültü ve kaosu sevmiyorsun. Sessizliği seviyorsun. İnan bana, Sessizliği sevmek, yalnızlığı sevmek değildir.
Sahilde bir bardak çay içmeyi, gösterişli doğum günü kutlamalarına tercih ediyorsun. Bir günün değil, her günün özel olduğuna inanabilirsin. Bu yalnızlık değildir.
Farklı düşünceler, normaldir. Ve kişi, bir noktada sürüyle farklı düşünebilir. Aynı işi yapsak, aynı yemeği paylaşsak bile hislerimiz ortak paydada kesişmeyebilir. Kötü hissettiğin gün, en sevdiğin yemeğin tadı berbat gelebilir.
Sevgili kendim, düştüğünde kaldıran dostların olduğunu hatırla. Ne yapacağını bilmediğinde seninle birlikte dertlenenleri hatırla. Seninle gülen, seninle ağlayan yüzleri hatırla. Şimdi aynaya bak ve söyle: "Yalnız mısın?"
Mutluluk, sürekli değildir. Sürekli mutluluğu aramayı bırakıp, diğer duyguları da kucaklamayı öğrendiğinde, yalnızlık seni terk edecek.
Etrafına dön bir bak ve kararını ver. Kuru kalabalıkların içindeki mutsuzluğunu görmene rağmen ayak direyecek misin yoksa birkaç arkadaşınla sessizliği mi paylaşacaksın?
Mutluluğu kovalamayı bıraktığında, yalnızlık hissi seni terk edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder